avalw news
Osman AninOsman AninVIEW PROFILE →

Oturan bir toplum: Türkiye'de kadınların yüzde 90'a yakını yeterince hareket etmiyor

health2026-08-27 · 2 min read · 30 reads

Türkiye'de fiziksel hareketsizlik sessiz bir salgına dönüştü. Erkeklerin yüzde 83,5'i, kadınların ise yüzde 89,7'si yeterince hareket etmiyor ve Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği aktivite düzeyine ulaşanların oranı yalnızca yüzde birkaç.

Sağlık deyince akla genellikle beslenme, sigara ya da kilo gelir; oysa Türkiye'nin en büyük ve en sinsi sağlık sorunlarından biri çok daha basit bir gerçekte saklı: insanların büyük çoğunluğu yeterince hareket etmiyor. Bu durum yavaş yavaş sessiz bir salgına dönüşürken, asıl tehlike bu sayıların ardında gizli.

Rakamlar çarpıcı bir tabloyu gösteriyor

Türkiye'de fiziksel hareketsizliğin boyutları bir hayli endişe verici. Verilere göre yeterince aktivite yapmayan erkeklerin oranı 2022 yılında yüzde 85,3 iken 2025'te yüzde 83,5'e geriledi; kadınlarda ise bu oran yüzde 92,7'den yüzde 89,7'ye indi. İyileşme var ama son derece sınırlı.

Bu tablonun en dikkat çeken yönü, kadınlar arasındaki hareketsizliğin neredeyse toplumun tamamına yakınına ulaşmış olması. Her on kadından yaklaşık dokuzu yeterli düzeyde hareket etmiyor; bu da beraberinde kalp hastalıkları, obezite ve diyabet gibi pek çok kronik rahatsızlık için ciddi bir zemin hazırlıyor demektir.

Oturan bir toplum: Türkiye'de kadınların yüzde 90'a yakını yeterince hareket etmiyor

Dünya Sağlık Örgütü ne öneriyor

Peki yeterli hareket ne anlama geliyor? Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite yapmasını öneriyor. Yani günde ortalama yirmi dakikalık tempolu bir yürüyüş bile bu hedefe ulaşmak için önemli bir başlangıç noktası olabilir.

Ne var ki bu mütevazı hedefe ulaşabilenlerin oranı bile şaşırtıcı derecede düşük. Haftada 150 ile 300 dakika arasında fiziksel aktivite yapanların oranı 2025 yılında erkeklerde yalnızca yüzde 4,1, kadınlarda ise sadece yüzde 2,7 olarak kayıtlara geçti; yani toplumun ezici çoğunluğu bu eşiğin çok gerisinde.

Bu iki rakamı yan yana koyduğumuzda ortaya net bir gerçek çıkıyor: sorun yalnızca insanların hiç hareket etmemesi değil, hareket edenlerin de çoğunlukla sağlıklı bir yaşam için gereken minimum düzeyin çok altında kalması. Bu da meselenin sanılandan çok daha yaygın olduğunu gösteriyor.

Hareketsizlik neden bu kadar tehlikeli

Uzun süre hareketsiz kalmak, sadece kilo almakla sınırlı bir mesele değildir. Düzenli fiziksel aktivite eksikliği kalp ve damar sağlığını doğrudan tehdit eder, kan şekeri dengesini bozar, tansiyonu yükseltir ve zamanla vücudu pek çok kronik hastalığa karşı savunmasız bırakır; üstelik ruh sağlığını da olumsuz etkiler.

Hareketsizliğin sinsiliği, etkilerini yıllar içinde ve sessizce göstermesinde yatıyor. Kişi kendini kötü hissetmese bile, damarlarında ve metabolizmasında biriken olumsuz etkiler bir noktada ciddi sorunlar olarak yüzeye çıkabilir; işte bu yüzden önlem almak için belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek büyük bir hatadır.

Küçük adımlar büyük fark yaratır

İyi haber şu ki, bu tabloyu değiştirmek için maratona hazırlanmak ya da pahalı spor salonlarına üye olmak gerekmiyor. Günlük hayata eklenecek küçük alışkanlıklar, örneğin asansör yerine merdiveni tercih etmek ya da kısa mesafeleri yürüyerek gitmek, zamanla kayda değer bir fark yaratabilir.

Önemli olan hareketi bir külfet gibi değil, günlük yaşamın doğal bir parçası olarak görmeye başlamak. Sabahları kısa bir yürüyüş, akşamüstü hafif bir bisiklet turu ya da hafta içine yayılmış birkaç tempolu yürüyüş bile, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği o kritik eşiğe ulaşmak için yeterli olabilir.

Sonuç olarak Türkiye'nin karşı karşıya olduğu bu sessiz hareketsizlik salgını, aslında en kolay müdahale edilebilecek sağlık sorunlarından biri. Her bireyin atacağı küçük adımlar hem kişisel sağlığı koruyacak hem de uzun vadede toplumun genel sağlık yükünü hafifletecek güçlü bir ilaç niteliği taşıyor.

Osman Anin
Stay updated
Osman Anin
Subscribe to get an email whenever Osman Anin publishes a new story. No spam, unsubscribe anytime.
Osman Anin
WRITTEN BY THE AUTHOR
Osman Anin
2026-08-27 · 2 min read · 30 reads
View profile →
VERIFY THIS STORY
ASK AI
MORE FROM Osman Anin
Report this articlesupport@avalw.com